13 Kasım 2020 Cuma

Reflasyon nedir

  2020 yılının sonuna yaklaştık; kurumlar 2021 yılı beklentilerini, tahminlerine yayınlamaya başladılar. Birçok kurumun 2021 yılı senaryolarında ''Reflasyon'' kavramı ile karşılaşıyoruz.


 Reflasyon nedir


  Reflasyon, deflasyon dönemi sonrası enflasyonun makul düzeye geri dönmesine verilen isimdir, bir ekonominin zayıflaması sonrası normal ivmesine dönme aşaması da yine bu isimle anılır. Daha basit ifadeyle saygın kurumlar 2021 yılının toparlanma yılı olmasını bekliyor.


 IMF geçen ay yayınladığı raporda 2020 yılında dünya ekonomisinin %4,4 daralmasını beklendiğini ifade ederken 2021 yılında dünya ekonomisinin %5,2 büyümesini beklendiğini belirtmişti. Saygın kurumlar 2021 yılında ABD'nin %3, Avrupa'nın %5, Çin'in %8 büyümesi gibi tahminlerde bulunuyorlar.


Reflasyon dönemi piyasalar


 Ekonomik toparlanmanın yaşadığı bir dönemde olması beklenebilecek en önemli gelişmelerden biri enflasyonda iyileşmedir; enflasyon beklentilerindeki iyileşme tahvilleri olumsuz etkiler. ( Uzun vadeli faizlerde daha belirgin olmak üzere faizler yükselir.) ABD on yıllık tahvillerinin getirisi yeniden %1'lere yaklaştı.(ABD tahvilleri ölçüt olarak kullanılır.)


reflasyon ne demek


 Normal şartlar altında reflasyon senaryolarının borsalar için de olumlu olmasını beklerdik çünkü hem enflasyon hem de reel ekonomilerde iyileşme borsalar için olumludur fakat bu iyileşme ekonomilere verilen teşviklerin gerekliliğini sorgulatabilmektedir ve  piyasaların teşviklere bağımlılığı son yıllarda aşırı derecede arttığı için ekonomilerdeki iyileşmenin borsaları olumsuz etkilemesi gibi bir tuhaflıkla karşılaşılabiliyor. Daha somut ifade etmek gerekirse  2018 yılı 2008 krizi sonrası dünyada reel ekonominin en güçlü olduğu yıldı fakat teşviklerde zayıflama beklentisi sebebiyle 2018 yılı dünya borsalarında 2008 sonrası en büyük geri çekilmesinin yaşandığı sene olmuştu. 2019 yılı ise tam aksine reel ekonomilerin 2008'den beri en zayıf olduğu yıllardan biri olmuştu fakat 2008'de %40'tan fazla değer kaybeden borsaların 2009'daki düzeltmesinden sonra dünya borsalarının en fazla değer kazandığı yıl teşvik beklentileri sebebiyle 2019 olmuştu. Özetle ekonomik toparlanma normal şartlar altında borsalar için olumludur ama günümüzde bu durumu genellemek zor.

 Reflasyon dönemleri emtialar için de olumlu bir dönemdir; ekonomilerin çarklarının hızlanması emtiaları olumlu etkiler. Altının tüketimi ekonomik hareketlilik ile biraz daha az etkileşim halindedir fakat enflasyon yükselmesi altını destekleyen bir faktördür fakat borsalar için bahsettiğim çelişki diğer birçok varlık türünde de görülmektedir.


Toparlanma senaryoları ve Türkiye

 Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler büyüme performansları ile ön plana çıkarlar ve küresel toparlanma haliyle biz ve benzerimiz ülkeler için son derece olumludur fakat günümüzde bahsettiğim ülkeler yüksek borçluluk sorunu ile karşı karşıya olmaları ve reflasyon senaryolarının finansman maliyetlerini olumsuz etkilemesi sebebiyle tam aksi senaryolarla da karşılaşabilmekteyiz örneğin 2018 yılı küresel ekonominin son yıllarda en güçlü performans gösterdiği yıldı ama gelişmekte olan ülkeler için ise son derece sancılı bir yıl olmuştu.


 Toparlamak gerekirse reflasyon dönemi dünya ekonomisi için olumludur, bizim gibi ülkeler için ekstra olumludur fakat son yıllarda dünya ekonomisi için neyin iyi neyin kötü olduğu hakkında genelleme yapmak zorlaşmıştır.


 Son günlerde Türkiye'de ekonomi politikalarında köklü değişim beklentisi fiyatlanıyor; Türkiye'nin politikaları ile birlikte büyüme hedefleri de değişti mi bilmiyoruz ama daha sıkı politikaların başta büyüme olmak üzere birçok veride hedefleri ciddi şekilde değiştirmesi de olasıdır diyebiliriz. Türkiye'de ekonomi politikaları köklü olarak değişecekse 2021 ve daha ötedeki hedeflerin yeniden değerlendirilmesi zarureti ortaya çıkabilir.

 

Reflasyon başka bahara kalır mı

 Son olarak şunu da eklemek gerekiyor, toparlanma senaryoları dile getirilirken Avrupa başta olmak üzere dünyada Covid-19 vakaları da abartılı rakamlara ulaşıyor. Son zamanlardaki vaka sayıları ile geçen sene karantinaları zorunlu kılan İlkbahar mevsimindeki vaka sayılarını kıyaslayınca bugünkü vakalar kat kat daha fazla ama sağlık sistemlerinin daha hazırlıklı, sağlıkçıların hastalık hakkında daha bilgili olması sebebiyle ölüm oranları geçen Bahar mevsimine göre daha düşük(tü) bu da sürecin daha katlanılabilir  olmasına sebebiyet veriyordu ama son günlerde ölüm vakaları da yeniden çok rahatsız edici seviyelere yükseldi. 


 Dünyada Covid-19 sebepli ölümle sonuçlanan vaka dün ülk defa günlük olarak beş haneli rakamlara ulaştı. Avrupa'da, Amerika'da ölüm sayıları geçen seneki rekor seviyelere yaklaştı. Birçok ülkede sınırlı kısıtlamalar uzun zaman önce başlamıştı fakat şu an ülkelerin tamamen kapatılması yeniden gündeme gelmeye başladı. Biden'ın danışmanı ABD'de vakaların azaltılması için 4-6 haftalık tam kapanma gerekliliğini ifade etti.


 Dünyada yeniden haftalar süren karantinalar söz konusu olursa reflasyondan önce deflasyonu tartışmaya başlayabiliriz.


Mevcut Covid-19 aşıları krizi bitirmeye yeter mi





Twitter: Yusuf Yüksel

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme