12 Kasım 2020 Perşembe

Trump başkanlığı devretmeyebilir mi

  ABD seçimleri sona erdi ama tartışmalar sona ermedi; mevcut başkan Trump müstesna bir kişilik olduğu için ilk günlerde ABD başkanlığını devretmemek için dile getirdiği iddialar çok ciddiye alınmamıştı; yine ilk günler Trump'ın iddialarına son derece mesafeli olan cumhuriyetçiler son zamanlarda Trump'ın söylemelerini net şekilde sahiplenmeye başladı. Bu durum da ABD'de başkanlık devir sürecinin çok barışçıl olmayabileceği ihtimalini akla getiriyor.


 Geçenlerde ABD Dış İşleri Bakanı Pompeo'ya Biden ekibiyle görüşüp görüşmediği, süreçteki gecikmenin ulusal güvenlik açısından risk oluşturup oluşturmadığı soruldu. Bu soruya Pompeo; Trump'ın ikinci dönem başkanlığına geçişin pürüzsüz olacağı cevabını verdi.




Trump'ın itirazları karşılık bulabilir mi


 Öncelikle şunu ifade etmem gerekiyor; seçimlerden sonra Trump birçok eyalette birçok şeye itiraz etti. Trump'ın en önemli itirazı mektup aracılığı ile oy kullanmaya fakat Trump bu itirazları herhangi bir hukuki çerçeveye sokma çabası içinde de değil. Trump, En başından beri mektup aracılığıyla oy kullanmayı illegal olarak tanımlayıp (Biraz kerameti kendinden menkul) buna itirazlarını dile getiriyor. 2020 ABD seçimlerinde yaklaşık 65,5 milyon oy mektup aracılığıyla kullanıldı. Seçimde kullanılan oy sayısının 150 milyon civarında olduğunu düşününce çok büyük bir rakamdan bahsediyoruz ve mektup oylarına itiraz seçim sonuçlarına etki edebilecek bir dinamik fakat mektup aracılığıyla oy kullanmak 2020 seçimleri ile ortaya çıkmış bir olgu değil, ABD'de geçmişten beri mektup aracılığıyla oy kullanılıyordu. 2020 seçimlerinde hem katılımın ciddi şekilde artması hem de Covid-19 sebebiyle insanların mektup aracılığıyla oy kullanma eğiliminin artması çok büyük bir rakam görmemize sebebiyet verdi. Toparlamak gerekirse Trump'ın mektup aracılığıyla oy kullanmaya olan itirazının hiçbir karşılığı yok diyebilirim fakat Trump, mektup oyları kategorik olarak illegal olarak tanımlamakla beraber mektup oyların kullanılması, sayılması ile ilgili alınmış bazı kararlara da itirazı var ve bu itirazlar da seçim sonuçları etkileyebilir.


  Hatırlatmak gerekirse 2020 seçimlerinden önce de seçimlerde geçmişle kıyaslanamayacak sayıda mektup aracılığı ile oy kullanılacağı biliniyordu. Birçok eyalette bu süreç ile ilgili kararlar alındı; 3 Kasım'dan iki hafta önce mektup oyları saymaya başlayan eyaletler oldu. Bu türlü kararların çıkarılmadığı eyaletler de oldu ki (Cumhuriyetçilerin itirazları sonucu) 3 Kasım günü sonuç alamadığımız eyaletler de genelde bu eyaletlerdi. Örneğin en fazla tartışma yaşanan eyalet olan Pennsylvania mektup oyların en son sayılmaya başladığı eyalet olmuştu. 

 Pennsylvania yüksek mahkemesi yetkisinin olup olmadığı tartışmalı bir şekilde seçimden 3 gün sonra bile (Seçimden önce postalanmak şartıyla) seçim merkezlerine ulaşan oyların kabul edilmesi kararı almıştı. Trump, seçim öncesi bu karara itiraz etmeyip seçim sonrası itirazlarının merkezine bu kararı koydu. Trump'ın seçim günü sayımları durdurun çıkışının sebebi buydu.


 Trump'ın tek tek itirazları ve bu itirazlara reaksiyonları yazmaya çalışıp yazıyı uzatmak istemiyorum ama özetleyeyim. Trump'ın seçim sonuçlarına etki etmiş, somut itirazlar dile getirmesi gerekiyor. Şu an böyle bir iddia yok yani seçimde hile yapıldı çıkışı ne yeniden sayım ne de seçim sonuçlarına etki edecek bir sonuç doğurmaz. Trump kampanyasının somut olaylara dayanan itirazlar sunması gerekiyor ve Trump kampanyasının ne basınla paylaştığı ne de yargıya taşıdığı böyle bir olay yok. Hiç somut hile  iddiası yok mu? Var ama yeterli değil. Örneğin Pennsylvania'da 3-5 bin oyda hile tespit edilirse bunun bir anlamı olmayacak. ( Sonuca etki edebilecek itirazlar değerlendiriliyor.) 


ABD'de yüksek mahkeme Trump'a başkanlığı verebilir mi


 3 Kasım'dan hemen önce Cumhuriyetçilerin Supreme Court ataması yapması tartışmalara sebebiyet vermişti. ABD'de seçim sonuçlarının son karar mercii Supreme Court ve 2016 seçimlerinden aylar önce seçim sebebiyle Supreme Court'a atama yapılamaz/yapılmamalı diyen Cumhuriyetçiler 2020 seçimlerine günler kala Supreme Court'a atama yaptılar. ( Seçim açısından iyi olmamış olabilir çünkü bu olay demokratları oy kullanmaya teşvik etti.) 


 Supreme Court'un seçimler üzerinde karar yetkisi son derece yüksek fakat geçmişte kurumun bir eyaletin seçim sonuçlarına, seçim sürecine çok önemli müdahaleleri olmamış. 2000 yılında Supreme Court Başkanlık seçimine doğrudan müdahale etmişti fakat bunun sebebi sonucun belirleneceği eyalet olan Florida'da seçimin bir türlü sona erememesi olmuştu. Sürekli itirazlar sebebiyle Florida'da sayım 1 ay sürmüş ve bir türlü sonuçlanamamıştı, Supreme Court'ta sayım tekrarını durdurmuş ve Başkan Bush olmuştu. 2020 seçimlerinde sonuçları belirsiz olan ve bu belirsizliğin seçimin sonucuna büyük etkisi olacak olan herhangi bir eyalet yok. Trump'ın iddiaları Pennsylvania üzerine yoğunlaşmış durumda ama Trump'ın seçimi kendi lehine döndürebilmesi için sonuçlara itiraz ettiği birçok eyaleti alması gerekiyor.


  Birçok noktayı atladım çok kısa özetle mevcut durumda Trump'ın seçimi lehine çevirmesi çok olası değil.


Trump Başkanlığı devretmeyebilir mi

 

 Trump'ın seçim sonuçlarını tanımayacağına dair işaret vermesi, bu iddialara ilk zamanlarda mesafeli olan cumhuriyetçilerin Trump'ın iddialarına sahiplenmeye başlaması kaos senaryolarını yeniden gündeme getiriyor. Seçim öncesi de kaos iddiaları mevcuttu fakat korkulan şey seçim sonuçlarının uzun süre açıklanamaması, yeni başkanın seçileceği 14 Aralık tarihinde seçiciler kurulunun henüz oluşturulamaması gibi senaryolardı. Bu türlü bir senaryo çok olası değil. Georgia'da şu an yeniden elle sayım başladı ve sonuçlarda bir değişim beklenmiyor. Yeniden sayımın 20 Kasım'da sona ermesi bekleniyor. Diğer eyaletlerde de bir belirsizlik ortaya çıksa bile bu belirsizliklerin 14 Aralık öncesi sona ermemesi sürpriz olur.


 Öngöremediğimiz bir sebepten dolayı seçim sonuçlarında bir belirsizlik ortaya çıksa bile Trump'ın 20 Ocak öğleni başkanlığı sona eriyor; muhtemel bir belirsizlik sona erene kadar başkanlığa Temsilciler Meclisi Başkanı ( Temsilciler Meclisi de yenileniyor, yeni başkan muhtemelen yeniden Demokrat Nancy Pelosi olacak.) olacak.


 Trump'ın seçim sonuçlarını tanımaması seçim sürecinde bir önem arz etmeyecek çünkü görev devir teslimi sürecinde Trump'ın sadece bir yetkisi yok. 20 ocak öğleden sonra Trump yeni başkan seçilmemişse Beyaz Saray'da bir sivile dönüşüyor, Oval ofise giremez hatta bir odadan başka bir odaya geçmesi bile izinsiz olduğu için bir soruna dönüşür. 


Trump, orduyu politize etmeye mi çalışıyor


 Ordu politize ediliyor ifadesi abartılı bir ifade olmakla beraber son günlerde neler olduğunu anlamakta zorlandığımız gelişmeler de oluyor. Trump'ın açıklamaları sebebiyle seçim öncesi ''Başkanlık seçimi sürecine müdahil olmayız.'' açıklaması yapmak zorunda kalan Pentagon'da son günlerde sürekli olarak Trump'a yakın isimler önemli görevlere getiriliyor. Trump'ın seçim sürecinde askerlerden destek almaya kalkması ihtimali artık analizlerde yer buluyor.


Trump'ın kaybetmesine halkın tepkisi ne olacak


  ABD'de Trump'ın itirazlarının çok net karşılık bulduğu yer ise halk... Trump'ın 20 Ocak sonrası görevde kalabileceği bir senaryodan bahsetmek çok mümkün görünmüyor, George Floyd olayları sebebiyle ABD'de Trump'ın seçim kazanması toplumsal tepkiye sebebiyet verir genel kabulünün aksine ABD'de adil bir seçimde destekledikleri adayın seçimi kaybetmesine ihtimal vermeyen Amerikalıların oranı her iki partide de eşit. Trump'ın seçimi kaybetmesi bile destekçilerinin kabullenemeyeceği bir realiteye dönüşmüşken bir de Trump'ın Beyaz Saray'dan zorla çıkarılması ve benzeri senaryolarda toplumun buna tepkisi ne olur tahmin etmek güç. Trump'ın ilk zamanlardaki iddiaları daha çok kişisel iddialardı fakat Cumhuriyetçiler gün geçtikçe Trump'ın söylemlerine katılıyorlar, bu durum da Trump sonrası sosyal gerginlikler, son yıllarda artan kutuplaşmanın kuvvetlenmesine sebebiyet verebilecek bir durum. 


Trump Bitti demeden bitmez (mi)


 Trump'ın 2020 seçimlerinde bir şekilde tekrar başkan olması çok olası bir ihtimal değil ama Trump'ın hile iddialarındaki asıl amacının güçlü bir mağduriyet oluşturmak olduğuna dair analizler de var. Yakın zamanda seçimi kazanırsa 3. dönem kuralını değiştirmeye çalışacağı mesajı vermiş birinin seçim sonrası köşesine çekilip çekilmeyeceği merak ediliyor ve Trump'ın 2024 seçimlerine aday olacağını iddia edenler artıyor. Biden'ın ikinci dönem aday olması ise aynı şekilde biraz düşük ihtimal olarak değerlendiriliyor ama günün sonunda tarihin en büyük krizlerinden birinde seçimi kıl payı kaybetmiş bir adaydan bahsediyoruz ya da yakın zamanda gördüğümüz en zayıf demokrat adaylardan birine  (Subjektif) tarihte en fazla oyu aldırmayı başarmış bir adaydan bahsediyoruz. Trump gündemimizden çıkmayabilir.


Not: Bu yazının taslak hali gereğinden fazla uzun oldu, birçok noktayı gereksiz ayrıntı olarak değerlendirip kaldırdım. Düzeltmeye açığım.


Abd seçimleri piyasaları nasıl etkiler





Twitter: Yusuf Yüksel 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme