30 Eylül 2019 Pazartesi

Yeni Ekonomi Programı 2020

 Bugün Yeni ekonomi programı 2020 (Orta Vadeli Program) açıklanacak. Normal şartlar altında ülkemizde orta vadeli programlar çok da önemsenmez, geçmiş yıllarda OVP açıklandıktan çok kısa süre sonra belirtilen hedeflerin aksine politikalara şahitlik ettik bu sebeple geçmişte OVP'ler piyasa için de pek de bir anlam ifade etmezdi fakat son OVP olan Yeni Ekonomi Programı geçmiş OVP'lerden ciddi şekilde ayrıştı; Eylül ayından beri ekonomi yönetimi her kararında Yeni Ekonomi Programına atıf yaptı. Bugün açıklanacak Yeni Ekonomi Programı 2020 hükumetin yakın gelecekteki politikaları konusunda önemli işaretler barındıracak. 

 2019'da açıklanan Yeni ekonomi Programının hedefleri ile şu ana kadar gerçekleşmeler ise şu şekilde oldu:


Büyüme Hedefi


 Yeni ekonomi programında 2019 yılı büyüme hedefi %2,3 idi fakat açıklanan verilere göre bu hedefin yakalanması pek mümkün görülmüyor; 2019'un birinci çeyreğinde Türkiye %2,6 daralırken ikinci çeyrekte ise %1.5 daraldı. Merkez Bankası beklenti anketine göre Türkiye ekonomisinin büyüklüğü 2019'da değişmeyecek.(%0.01 büyüme) Eski OVP'de 2020 Hedefi %3,5 iken 2021 hedefi %5 idi, ilk gelen işaretler bu hedeflerin güncelleneceği yönünde.



Enflasyon hedefi



Yeni ekonomi programında enflasyon hedefi şu şekildeydi:

2019 Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: %15.9
2020 Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: % 9.8
2021 Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: % 6.0

 2019'da Büyümenin beklentiden kötü, cari açığın ise beklentiden çok daha iyi bir duruma gelmesi sebebiyle enflasyon hedefi beklenenden de iyi bir seviyeye düştü. Enflasyonun 2019 sonunda kabaca %14, 12 ay içinde ise %12 olması bekleniyor. 


16 Eylül 2019 Pazartesi

Suudi Arabistan Petrol Tesislerine Saldırı


 Hafta sonu Suudi Arabistan'ın petrol üretim tesislerine saldırı gerçekleşti. Suudi Arabistan'ın en büyük petrol sahası ve petrol üretim tesisine(Aramco) yapılan drone saldırısı dolayısıyla Suudi Arabistan petrol üretim kapasitesi ciddi şekilde zarar gördü. Suudi Arabsitan'ın tam kapasitesini kullanması halinde günlük petrol üretimi kabaca 11.5 milyon varil iken OPEC kısıntıları sebebiyle Suudi Arabistan günlük kabaca 10 milyon varil(9.8) petrol üretmekteydi, saldırı sonrası ise bu miktar günlük 5 milyon varilin altına düştü. 

 Ağustos 2019'da OPEC Kabaca 30 milyon varil petrol üretmiş.(29.7) OPEC'in toplam petrol üretim kapasitesi kabaca 35 milyon varil olmak ile beraber mevcut saldırı sonrası bütün OPEC üyeleri petrol kısıntılarına son verseler bile Suudi Arabistan'ın üretim kaybını karşılayamıyorlar üstelik üretim kapasitesini tam seviyeye yükselmek kısa sürede gerçekleştirilebilecek bir durum değildir. OPEC'in en büyük üreticilerinden Venezuela ve Libya iç sorunları sebebiyle mevcut kotalarını bile üretmekte zorlanıyorlar; İran ise Abd yaptırımları baskısı altında o yüzden OPEC petrol üretimini en fazla günlük 1.5 milyon varil kadar artırabilir, İran yaptırımları sona erse bile bu rakam 4 milyon varile ulaşamıyor ki öyle bir senaryo da çok mümkün görünmüyor. Suudi Arabistan'ın üretim kaybı ancak OPEC ve OPEC dışı ülkelerin tam kapasite petrol üretebilmeleri ve İran yaptırımlarının askıya alınması ile karşılanabilir ki söylediğim gibi bu durum hem politik olarak çok mümkün değil üstelik kısa sürede gerçekleştirilebilecek bir şey de değildir.

suudi arabistan petrol üretimi
Opec petrol üretimi Ağustos 2019


11 Eylül 2019 Çarşamba

Merkez Bankası Ne Kadar Faiz indirmeli

12 Eylül 2019 PPK Toplantısı



Yarın Merkez Bankası'nın Eylül ayı PPK toplantısı gerçekleşecek; piyasa beklentisi Merkez Bankası'nın yarın 250 baz puan faiz indirimi gerçekleştireceği şeklinde yine aynı anketler Merkez Bankası'nın yıl sonuna kadar 400 baz puan faiz indirimine gideceğini tahmin ediyor yani piyasa beklentisi yarın Merkez Bankası politika faizinin  %17.25'e yıl sonuna kadar ise 15.75'e düşmesidir.



merkez bankası 12 Eylül'da ne kadar faiz indirir
Merkez Bankası 12 Eylül PPK toplantısı tahminleri
Anketin kaynağı-Link-

Merkez bankalarının uygulaması gereken faiz enflasyon hedefine göre değişir; Türkiye’de enflasyon hedefi %5’tir, bu hedef çok uzun zamandan beri sabittir fakat Merkez Bankası günümüzde bu hedefe ulaşılabilir bir politika izlememektedir ki bu hedefe ulaşmak günümüzde pek mümkün değildir, geçmişte enflasyon kısa vadeli %7’nin altını gördüğü dönemde bile Merkez Bankası yazılı hedefe ulaşmak için çaba göstermemiştir yani %5 enflasyon hedefi aslında bir niyet beyanıdır yorumu hatalı olmaz. Türkiye’de şu an ekonomi yönetiminden gelen net mesaj enflasyon hedefinin tek haneli olmasıdır yani %9.999999.... bizim için makul bir seviye olacaktır, mevcut enflasyon oranı %15.01’dir, sene sonu enflasyon beklentisi ise Merkez Bankası beklenti anketine göre %13.9'dur. 

22 Ağustos 2019 Perşembe

Rezerv Opsiyon Mekanizması Nedir

Rezerv Opsiyon Mekanizması Nedir

  
Rezerv opsiyon mekanizmasını(Rom) anlamak için öncelikle zorunlu karşılık kavramının anlaşılması gerekir; mevduat toplama hakkı olan bankalar topladıkları mevduatın bir kısmını merkez bankalarında bulundurmak zorundadırlar. Haberlerde sık sık duyduğumuz Merkez Bankası döviz rezervi(brüt) ifadesindeki rezervin çok önemli bir kısmı bankaların merkez bankalarının kullanımına sunmak zorunda oldukları zorunlu karşılıklardır.

 Merkez Bankaları zorunlu karşılık oranlarını kendileri belirler basitçe ifade edersek zorunlu karşılık oranı artırıldıkça piyasadaki likidite azalacağı için doğal olarak enflasyonun düşmesi, yerel para biriminin değer kazanması, ekonomik hareketliliğin yavaşlaması, ekonomik büyümenin yavaşlaması vb. etkiler beklenir yani bir nevi faiz artırma etkisi ortaya çıkar , zorunlu karşılık oranlarında indirim ise piyasada faiz indirimine denk etki oluşturur.Kısacası zorunlu karşılıklar oranlarını değiştirme bir nevi faiz oranlarını değiştirmeden faiz kararı etkisi ortaya çıkarır.Etkili bir para politikası aracıdır.



Rezerv opsiyon Mekanizması ise basitçe bankaların merkez bankalarında bulundurmak zorunda oldukları zorunlu karşılıkların belli kıstaslarla döviz veya altın olarak bulundurma hakkıdır; Türk Lirası nispeten riskli bir varlık olduğu için bankalar genelde zorunlu karşılıkları döviz veya altın olarak Merkez Bankası'nda bulundurmak isterler, ROM sayesinde bankalar Türk Lirası risklerinden kaçınırken Merkez Bankası ise rezervlerini güçlendirir.


rezerv opsiyon mekanizması nedir
Rezerv opsiyon mekanizması nedir


  Merkez Bankası piyasada sıkıntı yaşanan günlerde rezerv opsiyon mekanizmasını kullanarak piyasayı yönlendirmeye çalışır; örneğin bu makalenin yazıldığı gün(09.05.2019) piyasada güçlü bir döviz atağı yaşanıyor, Merkez Bankası Rezerv satmak istemiyor çünkü hem rezervler çok güçlü değil hem de bu hamlenin negatif etkileri de mevcut.(Döviz satmanın sebep olacağı negatif algı) Merkez Bankası, Rezerv opsiyon mekanizmasında  değişikliğe giderek zorunlu karşılıkların döviz olarak Merkez Bankası'nda tutulma olanağını azalttı böylece bankalar döviz satmak zorunda kaldılar,(Türk Lirası desteklendi.) diğer yandan bankalar döviz satarken ellerindeki Türk Lirasının bir kısmını da zorunlu karşılık olarak Merkez Bankası'na verecekleri için piyasada Türk Lirası azalacak ve bu durum da Türk Lirası'nın değerine olumlu yansıyacaktır.

 Bu makale bugün gelen çok sayıda soru için hızla yazıldı; hızlıca yazınca konuyu yeterince açık ifade edip etmediğimden emin olamıyorum. Konunun açık olmayan bir yanı varsa yorumlardan sorarsanız ve ben de biliyorsam açıklarım.


Twitter: Yusuf Yüksel

8 Ağustos 2019 Perşembe

TÜRK LİRASI NEDEN DEĞERLENİYOR

 Dün dolar/Türk Lirası kuru 5.5'in altına düştü ve bugün de bu seviye gelişmekte olan ülke para birimlerinin zor bir gün yaşıyor olmasına rağmen korunuyor. Şu an gelişmekte olan ülke para birimleri arasında Çin'in dolar/yuan kurunu 7.0'ın üzerinde sabitlemesinden olumsuz etkilenmeyen tek gelişmekte olan ülke para birimi Türk Lirasıdır. Son günlerde Türk Lirası neden değerleniyor sorusu sık sık sorulmaya başladı.Maddeler halinde yazmak istedim.

-Konu Dışı-

 Öncelikle şunu ifade etmek istiyorum ne yazık ki ülkemizde insanlar siyasi görüşünden bağımsız her şeyi kendi içinde tutarsız komplo teorileri ile açıklamaya son derece yatkın... Dolar yükseliyorsa bunu dış güçler yapıyor ama bir süre sonra bize saldırmaktan niye vazgeçiyorlar bilemiyoruz, dolar düşünce de bu defa bunu hükumet yapıyor ama bu güne kadar bunu neden yapmamış onu da bilemiyoruz, kişisel tavsiyem sizin politik düşüncelerinize hitap edip ekonomik olarak hatalı yönlendiren isimlere karşı dikkatli olmanızdır.


-Konu Dışı-

1 Ağustos 2019 Perşembe

Güney Kore-Japonya Ticaret Savaşı

 Uzun zamandan beri Abd-Çin arasındaki ticaret savaşı gündemi sonrası yeni bir ticaret savaşı da Uzak Doğu Asya'da başladı. Daha önce şu linkte -Güney Kore efsanesi sona mı eriyor- Güney Kore ekonomisinin günden güne kötüye gittiğini, mevcut sorunları çözme vaadi ile yönetime gelen mevcut Başkan Moon Jae-İn sonrası Güney Kore ekonomisindeki zayıflama daha da kuvvetlendiğini açıklamaya çalışmıştım. Mevcut yapısal sorunlarını çözemeyen Güney Kore yönetimi bir süredir Kuzey Kore'nin iş gücünden yararlanma vb. ilginç yöntemler ile ekonomik sorunlar ile mücadele etmeye çalışıyordu, en son  ''Müflis Tüccar eski defterleri karıştırır.'' mantığı ile Japonya'nın geçmişte Kore halkına karşı işlediği ağır suçlardan dolayı Japon şirketlere bedel ödetme kararı Japonya ile Güney Kore arasında diplomatik/ekonomik krize sebep oldu.

31 Temmuz 2019 Çarşamba

Kripto Paralar Geleceğin Para Birimi Olabilir Mi

 Dijital para birimleri/ Kripto paraların gelecekte yaygın para birimi olup olmayacağı son zamanlarda sıklıkla dile getirilen bir tartışma konusudur; küresel ekonomideki gelişmeler bize yakın gelecekte bu sorunun çok daha güçlü şekilde tartışılabileceğini gösteriyor.(Başka bir makalenin konusu)

 Öncelikle şu soru sorulabilir; Neden kripto paralar geleceğin para birimi olsun? Dijital paralar mevcut paralara karşı öne sürülmüş en makul seçenek değil hatta dijital paralar günümüzde bir para birimi iddiasında olup olmadığı ayrıca tartışılabilir; Dijital Para birimlerinin sadece %2'si gerçekten ''para'' olarak kullanılıyor (veri güncel olmayabilir) yatırımcıların gözünde dijital para birimleri bir varlık çeşididir; Dijital para birimlerini bir varlık olarak düşününce de bu varlığın değerinin etkileşim içinde olduğu faktörler önem kazanıyor, genel anlamda kripto paraların en güçlü etkileşim içinde olduğu olguların başında küresel likidite arzı hakkındaki beklentiler ön plana çıkıyor (Para arzının artması) bu da kripto paraların ''para birimi'' olma iddiası ile çok güçlü çelişki içinde bir durum fakat diğer yandan şu an kullandığımız paraların geçmişte olduğu gibi otorite-toplum ortak faydası işlevi otoriteler lehine bozuluyor ve yakın gelecekte daha da bozulacağını gösteren bir konjonktür içindeyiz, bu sebeple sisteme isyan eden(Pratikte değil ama teorikte) kripto paralar ileride geniş toplum kesimleri için daha fazla anlam ifade edebilir.(benim kişisel fikrim mevcut sistem kripto paralar gibi devrimsel yollarla yeni baştan düzenlenmeyecek, rehabilite edilecek)

27 Haziran 2019 Perşembe

İhtiyat Akçesi Nedir

 Bugün Reuters'te TCMB'nin ihtiyat akçesi olarak ayırdığı parayı yasal bir düzenleme yaparak hazineye aktarılacağına dair bir haber çıktı; öncelikle haber şu an sadece iddia seviyesinde bir teyit veya yalanlama gelmedi.


İhtiyat Akçesi nedir


 İhtiyat Akçesi, TCMB'nın saf karının %20 kadarını zor zamanlarda kullanmak üzere ayırmasıdır;(Ben konu ile bağlantılı yazdım ama genel anlamda şirketler için kullanılabilen bir kavramdır.) TCMB'nin ihtiyat akçesinde +40 milyar TL para birikmiş durumdadır.

 TCMB daha geçen hafta para politikası araçlarıyla 10 milyar TL civarında likiditeyi piyasadan çekerken tek kalemde 40 milyar TL likiditeyi piyasaya enjekte etmesi kendi içinde çelişkili olsa da aksi senaryoda da olumsuzluklar yaşanacaktı.

 Öncelikle bahsedilen senaryo gerçekleşirse bu hamlenin enflasyonist olacağı ve Türk Lirasına değer kaybettirme ihtimalinin kuvvetli olacağını belirtelim.