19 Mayıs 2020 Salı

Beklenti teorisi nedir

Beklenti Teorisi


 İnsanlar ekonomik kararlarını kazanç veya kayıp ihtimalini değerlendirerek alırlar; normalde birim kazancın sağlayacağı haz ile birim kaybın sebep olacağı acı eşit olması gerekir iken Nobel ödüllü Daniel Kahneman'ın Beklenti Teorisi insanların kazanmaya ve kaybetmeye aynı duygusal tepkileri vermediğini açıklar. Sonuçta bir değişim olmadığı halde 50 lira kaybedip sonra bulmanın sağladığı haz, 50 lira bulup sonra kaybetmenin sebep olduğu acıdan zayıftır; bu örnek ve bir çok deney göstermiştir ki insanlarda kaybetmeme eğilimi, kazanma isteğine göre daha güçlüdür. 





Beklenti Teorisi ve yatırım


18 Mayıs 2020 Pazartesi

Türkiye sabit kura geçer mi

 Türkiye sabit kura geçer mi sorusuna daha önce cevap vermeye çalışmıştım ama soyut bir konudan bahsetmek çoğu zaman zorlu oluyor bu yüzden somut bir olayla konuyu güncellemek istedim. Türkiye'de dile getirilmesi yatırımcıları ürküten sabit kura geçiş senaryosu birçok ülkede olduğu gibi yerel para birimini makul değerinden değil de olduğundan aşağılarda bir yerlere sabitleme senaryosudur ve dünyada bunun da başarısız örnekleri vardır fakat bu yönde adımlar faydadan çok zarara sebep olmakta, sorunları daha da artırmaktadır.

 Somut bir olayla ifade etmek gerekirse Arjantin geçtiğimiz yıllarda yaşadığı kur krizini sermaye kontrolleri ile çözmeyi denedi ama sonuç olarak yerel para biriminin istikrarı sağlanamaz iken sistemden daha fazla para kaçışı, kuvvetlenen dolarizasyon ortaya çıktı.

 Şu an Arjantin'de resmi dolar/peso kuru yaklaşık 70 iken Covid-19 salgını sebebiyle kara borsada Arjantin Pesosu dolara karşı yaklaşık 140 seviyelerine gerilemiş durumda yani resmiyette pesoda sınırlı bir değer kaybı varken kontrol dışına çıkmış realitede devalüasyon %100'u ulaşmış durumda. Bir ekonomide bu kadar derin çelişki yaşanıyorken bunun saçma denebilecek sonuçlarının ortaya çıkması da kaçınılmazdır.


 Arjantin'de ithalat resmi kur ile yapılıyor ama ülkeye giren ürünler peso ile satılıyor, Arjantin'de dolarizasyonun yüksek olması sebebiyle halkta döviz bulunmakta ve resmi kur ile alınmış ithal ürünlerde şu an kabaca %50 iskontolu hale geldi ! Bu sebeple de krize rağmen halkın ithal mallara olan talebi abartılı şekilde arttı.(Araba gibi ürünler ayrıca servet koruma aracı olarak da görülüyor.) Yani basitçe özetlemek gerekirse sermaye kontrollerinin sebep olduğu çelişkiler sebebiyle Arjantin'de kağıt üzerinde alım gücü inanılmaz düşerken realitede ise insanların alım gücü artmış durumda ve aradaki farkı da bir nevi kamu gücü finanse etmeye başlamış; düşen alım gücü ve hali hazırda sorunlu olan makro ekonomik gerçekleşmelere rağmen Arjantin'de hükumet inanılmaz bir ithalat teşviki başlattı diyebiliriz !

2020'de Türkiye Ekonomisi Nasıl Olacak

 Piyasalarda bir haftadır TCMB'nin swap anlaşması yapması beklentisi kaynaklı iyimserlik var; şu an haberler spekülasyon olsa da birçok saygın haber kaynağı beklentiye dair haber yaptılar. Swap anlaşması konusunda ön plana çıkan iki ülke Japonya ve Çin olmakla beraber Katar ve İngiltere'nin de adı haberlerde geçiyor.

 Türkiye'nin dış kaynak bulduğuna dair haber bile olumlu ama iyimserliğin sürmesi için anlaşmanın ayrıntıları da önemli olacak. Gelişmekte olan ülke para birimlerinin 2020 performansına bakınca tek dinamik olmasa da fiyatlamalarda en belirleyici faktörlerden birinin dış kaynağa ulaşabilme hikayesi olduğunu görüyoruz.



2020 türkiye ekonomisi



 İyimserliğin sürmesi için öncelikle anlaşmanın veya anlaşmaların ne kadar büyük olduğu önemli olacak haberlerde 3 milyar dolar gibi rakamlar da telafuz ediliyor 20 milyar dolar da... Arada çok ciddi fark mevcut, bunun dışında belki daha önemli olacak faktör anlaşmaların vadesi olabilir. Bir aylık vade ile 10 milyar kaynak bulunması ile 6 aylık vade ile 5 milyar bulunması arasında tercih yapılırsa ikinci senaryo çok daha makul bir senaryo olabilir.

 TCMB'nin anlaşma yapabileceği ülkelere bakınca en başta akla gelen ilk ülke Amerika idi fakat biz FED'in swap kanalı kurmak için önem verdiği özelliklere sahip değiliz; ABD dünyanın en büyük ekonomisi olsa da ABD-Türkiye ticaret hacmi önemli bir büyüklüğe sahip değil. Bunun dışında FED, elinde ABD varlığı olan ülkelere çeşitli kanallarla ellerindeki varlıkları satıp sorunu daha karmaşık hale getirmemeleri amacıyla likidite sağlamaktadır ama bizde Abd Tahvilleri de son yıllarda önemsenmeyecek seviyelere geriledi o yüzden akla ilk gelen ve tercihen en olumlu olabilecek (Yükümlülükler dolar cinsi !) swap anlaşması şimdiye kadar olmadı ve haberler olabilme ihtimalinin zayıf olduğunu gösteriyor. 

2020 Türkiye ekonomisi




 ECB ile Türkiye'nin swap anlaşması yapması da makul senaryoydu çünkü Türkiye, Avrupa ekonomisinin bir parçasıdır ve olumsuz senaryoyu düşünürsek Türkiye ekonomisinde sorunlar çok daha ciddi şekilde derinleşirse bunun Avrupa'ya da yansıması olacaktır ama Avrupa'da mekanizmalar o kadar yavaş çalışıyor ki Türkiye için bir karar verme çabası ortaya çıkarsa karar alınana kadar küresel kriz sona erebilir.

17 Mayıs 2020 Pazar

Döviz Tevdiat Hesapları

  Döviz tevdiat hesaplarındaki para miktarı bu hafta 194.3 milyar dolara düşmüş. ( 8 Mayıs ) Geçtiğimiz hafta (1 Mayıs ) döviz tevdiat hesaplarındaki döviz miktarı 194.6 milyar dolar seviyesindeydi. Geçen sene (Mayıs 2019)  döviz tevdiat hesaplarındaki döviz miktarı 183 milyar dolardı.


Döviz Tevdiat Hesapları(Aylara Göre)

8 mayıs 2020- 194.3 milyar dolar

Nisan 2020 195.2 milyar dolar
Mart 2020 - 197.4 milyar dolar
Şubat 2020 - 199.8 milyar dolar
Ocak 2020- 194.6 milyar dolar
Aralık 2019- 194 milyar dolar
Kasım 2019- 195 milyar dolar
Ekim 2019-194 milyar dolar
Eylül 2019-193 milyar dolar
Ağustos 2019-189 milyar dolar
Temmuz 2019-187 milyar dolar
Haziran 2019- 186 milyar dolar
Mayıs 2019-183 milyar dolar
Nisan 2019-180 milyar dolar
Mart 2019-182 milyar dolar
Şubat 2019-170 milyar dolar
Ocak 2019-166 milyar dolar
Aralık 2018-161 milyar dolar
Kasım 2018-158 milyar dolar
Ekim 2018-154 milyar dolar
Eylül 2018-154 milyar dolar



döviz tevdiat hesapları ocak 2020
Döviz tevdiat hesapları Ocak 2020

11 Mayıs 2020 Pazartesi

Negatif faiz nedir

ABD Merkez Bankası FED'in negatif faiz uygulaması ihtimali dillendirilmeye başladı. Geçtiğimiz günlerde piyasalarda Fed'in faizlerinin negatife düşmesi fiyatlanmıştı; J.P. Morgan gibi kurumlar durumun teknik sebeplerle ortaya çıktığını ifade etse de negatif faizin adı bile piyasaları etkilemeye yetti. Haberler şu an spekülatif olsa da bundan 10 sen önce bile anomali olarak yorumlanan negatif faiz politikaları günümüzde sıradan karşılanabiliyor. Negatif faiz uygulamalarının geçmişine bakarsak bunun ilk örneğini sürekli olarak değerlenen para birimi ile başı dertte olan ( Günümüzde de devam etmektedir.) İsviçre'de görüyoruz ama ekonomiyi desteklemek için negatif faiz uygulaması ilk doksanlı yılların başında başlayan resesyonu bir türlü sonlandırmayı başaramayan Japonya ortaya çıktı. Japon tecrübesi bize negatif faiz politikasının faydadan çok zarar getirdiğini göstermişti; 2008 krizi sonrası Avrupa'da da negatif faiz politikaları bir gün sona erdirilmek vaadi ile benimsendi ama Japon tecrübesinin çok benzer şekilde ECB'nin negatif faiz politikası Avrupa için olumlu değil olumsuz oldu ve yine benzer şekilde benimsenen politika işe yaramadığı halde sonlandırmak mümkün olmadı.(Japonyalaşma/Japanification) 2008'de piyasayı desteklemek için FED'in attığı adımların da etkisi (Gölge faiz) faizlerin %0'ın çok altına gitmesine eş değerdi ama Abd'de negatif faiz görmemiştik, şimdi de Abd için negatif faiz konuşuluyor.

Negatif faiz nedir


 Negatif faiz günümüzde çok sınırlı istisnalar dışında merkez bankalarının bankalara uyguladıkları faiz oranlarının negatif seviyeye düşürülmesidir yani bankalar merkez bankasına yatırdıkları para için faiz almaz hatta üstüne para öderler. Negatif faizin faydaları;


  • Negatif faiz oranları ile Bankaların merkez bankasındaki paraları durduğu yerde değer kaybettiği için bankaların daha çok kredi vermesi ve mevduatların cazibesini düşürmesi ( sermaye sahiplerini tasarrufa değil; tüketim, yatırıma yönlendirmesi) beklenir.
  • Negatif faiz oranları yerel para birimini olumsuz etkiler ve muhtemel değer kayıpları para biriminin rekabet gücünü artırır.
  • Negatif faizler negatif yönde sıfırdan uzaklaştıkça bankalar için faizleri daha da düşürebilecekleri alan açılır.

negatif faiz nedir


 Negatif faizin zararlarına gelince;

10 Mayıs 2020 Pazar

KARŞILIKSIZ PARA BASMAK

Karşılıksız para basmak ne demek


 Merkez Bankası para basmalı mı sorusu son günlerde ekonomi gündeminin en önemli mevzusu haline geldi. Merkez Bankası para basması konusuna girmeden bazı konulara değinmek gerekiyor; öncelikle toplumda yaygın şekilde halen para basmanın altın karşılığı olması gerektiğine dair bir inanç var ya da sadece rezerv para birimi sahibi ülkelerin karşılıksız para basmak hakkına sahip olduğuna dair hatalı bir inanç var. Bunlar yanlıştır, bu makalenin hemen altında bu konu ile ilgili bir makale var okumaya oradan başlayabilirsiniz.

 Bunun dışında senenin belli dönemlerinde piyasaya yoğun miktarda yeni nakit para sürülmesi her sene Merkez Bankası gizliden para mı basıyor komplo teorilerini beraberinde getirir; gerçekte ise Merkez Bankası gizliden para basıyor olsa bunu gerçekleştireceği en son yol piyasaya nakit para sürmek olur ! Her sene genelde bayram önceleri insanların fiziksel banknotlara ihtiyacı arttığı için Merkez Bankası piyasanın talebini karşılar, Merkez Bankası'nın para arzı içinde bizim gündelik hayatta kullandığımız fiziksel banknotların ağırlı son derece azdır. Güncel duruma gelince alınan önlemler sebebiyle (ATM'lerin nakit verme limitinin artması, bankalardaki aktivitelerin yavaşlatılması vs.) fiziksel banknot ihtiyacının artmış olması son derece olasıdır, bu sebeple de normal zamanlara göre çok daha fazla temiz banknot görüyoruz.  Bu konuyu da benzer konularla beraber linke havale edeyim. (Merkez Bankası gizlice banknot basabilir mi

 Girişe son olarak şunu da ekleyeyim; Merkez Bankası'nın para arzı (Ben yazıyı gereksiz ayrıntılar ile uzatmamak için para arzı tanımlarına girmeyeceğim.) doğal bir ivme ile zaten sürekli olarak artmaktadır veya artması gerekir diyebiliriz. 

karşılıksız para basmak ne demek
M3 para arzı



Merkez Bankası'nın para arzı ekonomik büyümeye paralel bir artış sergilemezse bu durum ekonomik aktiviteyi olumsuz etkiler. Çok basit bir özetle açıklamak gerekirse yaygın olarak kullanılan karşılıksız para basmak aslında şudur; Türkiye'de 100 ekmek üretiliyorsa piyasada 100 lira olmalıdır diyelim, bir sonraki sene 105 ekmek üretiyorsak piyasadaki para da yaklaşık 5 artmalıdır ki dengelenme olsun. Bunun altında bir para arzı artışı ekonomik aktiviteyi sekteye uğratır.(Arz-Talep olur ama likidite problemi sebebiyle üretim istenen seviyede tüketiciye ulaşamaz.) Bu mantığın dışında para arzı artışı ise muhtemelen enflasyon üretir.

9 Mayıs 2020 Cumartesi

Para arzı nedir

 En basit tanımıyla para arzı ekonomik döngüde dolaşan paradır. ''M'' harfi ile gösterilir. Para arzı ekonomideki en temel unsurdur. Para arzı birkaç farklı şekilde ölçülür.


Para arzı tanımları


1- Dar para arzı


M0 para arzı


 Piyasadaki kağıt ve madeni paraların toplamından bankaların kasalarındaki paranın düşülmesi ile ortaya çıkan miktarı ifade eder.  Para arzı ile ilgili yanlış algıların merkezindeki kavramdır diyebiliriz. Merkez Bankası ''Gizlice'' para basıyor gibi iddialar hep dolaşımdaki paraların yeni veya çok olması ile temellendirilir. Basitçe açıklamak gerekirse;

  • Para arzında  (Sadece Türkiye değil, dünyada da aynı) dolaşımdaki paranın ağırlığı son derece azdır. Mesela Şu an dolaşımdaki para arzı (Banknot+madeni para- bankalardaki nakit) 200 milyar TL iken M1 para arzı ~1 trilyon lira, M3 para arzı ~3 trilyon liradır.
  • Merkez bankaları için para üretmek bir tuşla gerçekleştirilen bir işlemdir; bir merkez bankası şaibeli bir iş yapacaksa (Teknik olarak çok gereksiz ve zor.) banknot üretmek tercih etmesi en az mantıklı olandır.

 Merkez Bankası zaman zaman dolaşımdaki parayı gerçekten de anormal seviyede artırır ki gerekli olan budur. Özellikle bayram önceleri, uzun tatil önceleri ve benzeri dönemlerde banknotlara olan ihtiyaç artar ve bunu da karşılamak merkez bankaların sorumluluğudur. Bazen de konu tam tersi şekilde ele alınır; konuya hakim olmayan insanlar bankalarda paramızın karşılığı olmadığını çok riskli bir durum olarak ifade eder ama gerçekte ise bankalardaki para kasada banknot olarak bizi bekliyor olsa bu bankanın sağlığı açısından çok daha riskli bir durumu işaret eder. İnsanlar bankalardaki paralarını banknot olarak isterlerse bunu temin etmek Merkez Bankası'nın görevidir.


Emisyon Hacmindeki değişiklikler


 Emisyon hacmi Merkez Bankası tarafından piyasaya sağlanan banknotların toplam tutarıdır.

para arzı nedir
Dolaşımdaki para


 Üstteki grafikteki çıkıntılar genelde bayram öncelerini işaret eder; daha kısa süreli grafiklerde maaş günleri benzer hareketlilikler görülür. Genelde yaz ayları ve Şubat ayında emisyon hacmi artar yine Cuma günleri emisyon hacmi artar.

7 Mayıs 2020 Perşembe

Türkiye'nin kredi notu ne demektir

 S&P, Türkiye'nin kredi notunu  uzun vadeli döviz cinsi B+, Uzun vadeli yerel para cinsi kredi notunu ise BB- olarak teyit etti ve görünümü durağan olarak belirtti. Son durumda S&P'nin notu Moody's'in notuyla aynı seviyede iken Fitch'in notu diğer iki kuruluşun bir  kademe üstündedir. 

 Normal şartlar altında yakın zamanda Türkiye'nin kredi notu artabileceği konuşulmaya başlamışken kredi notlarının teyit edilmesi çok olumlu değil ama bütün dünyada kredi notları düşerken bizde sabit kalması olumlu yorumlanabilir ki S&P, Türkiye'ye karşı en olumsuz kredi derecelendirme kuruluşudur diyebiliriz.


 Kredi derecelendirme kuruluşları nedir? Ne Yaparlar?


 Kredi derecelendirme kuruluşları ülkelerin, şirketlerin, kurumların yükümlülüklerini zamanında ve tam olarak yerine getirip getiremeyeceğini değerlendiren kuruluşlardır; dünyada onlarca kredi derecelendirme kuruluşu vardır ama bunlardan Fitch, S&P ve Moody's ise diğerlerine göre daha fazla itibar görürler. Her kurum değerlendirmesini kendi hesabına göre yapar. Kredi derecelendirme kuruluşları gerçekleştirdikleri değerlendirmeler sebebiyle piyasaya çok güçlü şekilde etki edebiliyor olsalar da bir denetlenme mekanizmasına bağlı değillerdir.