17 Haziran 2020 Çarşamba

Borsa yorumları

  Geçtiğimiz haftanın son günü ve Pazartesi günü gerçekleşen satışlar sebebiyle borsalardaki iyimserlik sorgulanmaya başlamıştı ve son günlerde gelen haberler sebebiyle risk iştahının halen yüksek olup olmadığı tartışma konusu olsa da borsalardaki görünüm olumluya döndü. Pazartesi günü borsalardaki satışlar %2-3'lere ulaşmışken FED'ten gelen ''Özel sektör tahvillerini alıyoruz.'' mesajı ile ABD'de borsalar günü %1 civarında yukarıda kapatmıştı ve iyimserlik ilerleyen günlerde de devam etmişti. ABD'de yönetimin ekonomiyi desteklemek için 1 trilyon dolar büyüklüğünde altyapı yatırımı yapacağı haberi de mevcut olumlu görünümü destekledi.

 FED'in mesajından başlarsak bu mesaj sosyal medyada borsaları destekleme hatta manipüle etmek amaçlı olarak yorumlandı ama bu karar bugün değil aylar önce almıştı sorun FED'ten çok haberi yeni bir olaymış gibi sunan küresel medya ve bunu ekstra bir haber olarak yorumlayan yatırımcılarda. Konu dışı ama FED'in de iletişim politikasını takdir etmemek zor; özel sektör tahvili alma mesajı son örnek... FED uzun zamandan beri 1 adım atıp 10 adımlık etki oluşturmada son derece mahir.

FED neden özel sektör tahvili alıyor

 Öncelikle FED'in ikincil piyasadan özel sektör tahvili almasının hukuki temellerinde sorun olduğuna dair tartışmalar var ama FED'in özel sektör tahvili alma kararı mevcut krizde sorunları çözme konusunda net olumlu etkisi olan kararlardan biri. Basitçe ifade etmek gerekirse hatırlarsanız krizin başında FED sınırsız şekilde bilanço artırabileceğini(para basma) ifade etmişti, manşette önemli bir gelişme olarak görünen bu adımın aslında piyasa şartları üzerinde neredeyse hiçbir etkisi yok çünkü dünyada finansman şartları zaten anormal düşük seviyede ve paranın miktarı ile ilgili bir sorun yok fakat bu koşullar bile finansman ihtiyacını tamamen ortadan kaldırmıyor. FED'in makul şartlarda finansman sorununu çözemeyen kişi/kurumlara yönelik çözümleri piyasalar için çok daha faydalı kararlar ve tabii çok ciddi hatalara da sebebiyet verme potansiyeli var. 

 Örnekle açıklamak gerekirse geçmişten günümüze yatırımcıların ciddi rağbet gösterdiği hava yolu şirketleri son krizde ciddi zarar gördüler. Normal şartlar altında borçlanma konusunda sorun yaşamayacak birçok şirket mevcut şartlarda ya borçlanamaması ya da fahiş koşullarda borçlanması beklenirdi ama FED'in ikincil piyasadan tahvil alma kararı sonrası yatırımcılar şirketlere borç verirken kendilerini güvende hissedecekler, bu kararla hem şirketlerin mevcut koşullar sebebiyle ciddi zarar görmesi engellenmiş oldu hem de şirketlerin eski tahvillerinin değer kaybetmesi/ mevcut yatırımcıların zarar görmesi engellendi.(Piyasa korundu.) Yani alınan karar gerçekçi ve etkili bir çözüm ama FED'in oluşturduğu imkandan kimin nasıl yararlanacağı da ayrıca önemli bir ayrıntı ve son derece tartışmaya açık.

  FED'in attığı adım varlığını sürdürmesi gereken şirketleri koruyacak olması gibi varlığının faydadan çok zarar getirdiği, ekonomik verimliliği aşağı çeken ve böylece sorunların artışında rol sahibi olan şirketleri de (Zombi) koruyacağını ön görmek zor değil.(Doğrudan olmasa bile dolaylı olarak) Bunun dışında FED veya daha geniş çerçevede dünyadaki bütün ekonomi yönetimlerinin kaynağı en sonunda vatandaşlarıdır ve bu kaynakların bütün vatandaşların faydasına kullanıldığını söylemek zor.

en iyi borsa yorumları

11 Haziran 2020 Perşembe

Döviz Tevdiat Hesapları

  Döviz tevdiat hesaplarındaki para miktarı bu hafta 202.0 milyar dolara yükselmiş. ( 5 Haziran ) Geçtiğimiz hafta (29 Mayıs ) döviz tevdiat hesaplarındaki döviz miktarı 200.2 milyar dolar seviyesindeydi. Geçen sene (Haziran 2019)  döviz tevdiat hesaplarındaki döviz miktarı 186 milyar dolardı.


Döviz Tevdiat Hesapları(Aylara Göre)

5 Haziran 2020 -202.0 milyar dolar

Mayıs 2020 - 200.2 milyar dolar
Nisan 2020 - 195.2 milyar dolar
Mart 2020 - 197.4 milyar dolar
Şubat 2020 - 199.8 milyar dolar
Ocak 2020- 194.6 milyar dolar
Aralık 2019- 194 milyar dolar
Kasım 2019- 195 milyar dolar
Ekim 2019-194 milyar dolar
Eylül 2019-193 milyar dolar
Ağustos 2019-189 milyar dolar
Temmuz 2019-187 milyar dolar
Haziran 2019- 186 milyar dolar
Mayıs 2019-183 milyar dolar
Nisan 2019-180 milyar dolar
Mart 2019-182 milyar dolar
Şubat 2019-170 milyar dolar
Ocak 2019-166 milyar dolar
Aralık 2018-161 milyar dolar
Kasım 2018-158 milyar dolar
Ekim 2018-154 milyar dolar
Eylül 2018-154 milyar dolar



döviz tevdiat hesapları ocak 2020
Döviz tevdiat hesapları Ocak 2020

10 Haziran 2020 Çarşamba

KARŞILIKSIZ PARA BASMAK

Karşılık para basmanın toplumda karşılığı


Daha önce karşılıksız para basmak konusu ile ilgili bir yazı yazmıştım; yazı bu güncellemenin altındadır ve daha önce okumadıysanız karşılıksız para basmak nedir sorusu için öncelikle alttaki makaleyi okumanızı tavsiye ederim.

 Bu yazı merkez bankalarının çılgınca bilanço artırdıkları (Alelade ifadesiyle para bastıkları ) şu dönemde basılan paraların gerçekten karşılıksız olarak tanımlanıp tanımlanamayacağı ile alakalıdır. Son zamanlarda bütün büyük merkez bankalarının umarsızca bilanço artırdıklarına şahit oluyoruz. Geçmişe gidersek büyük merkez bankalarının lideri diyebileceğimiz FED 2008'den başlayıp  normalleşme iddiasını ortaya koyduğu 2018'e kadar bilançosunu yaklaşık 800 milyar dolardan 4,5 trilyon dolar seviyesine yükseltmişti daha sonra bunun bir miktar düzeltmesi amaçlanmıştı ama başarılamamıştı; 2020'de başarısız normalleşme sürecine Covid-19 salgını da eklenince FED 2008-2018 sürecinde bastığı paraya neredeyse eş tutarda bir miktar parayı sadece birkaç ayda tekrar piyasaya sürdü ve FED'in bilançosu (Bastığı para diyebiliriz.) 7 trilyon doları aştı.

karşılıksız para basma
Fed bilançosu

 Konuyu gereksiz ayrıntılara boğmak istemiyorum ama şunu eklemek gerekiyor; FED, büyük merkez bankaları arasında destek/teşvik konusunda en tutucu merkez bankasıdır yani diğer merkez bankaları çok daha abartılı bir süreç yaşıyor ya da yaşayacak diyebiliriz.

 Yine FED'e odaklanırsak önümüzde akıl almaz bir bilanço artışı var; biz bunu karşılıksız para basmak olarak tanımlıyoruz ama bu para ekonomik aktiviteyi ne kadar olumlu etkileyecek tartışılır biz Covid-19 salgını öncesi bile piyasada olması gerekenden trilyonlarca fazla likidite olduğu halde para kıtlığı yaşandığını görmüştük ( Eylül 2019 repo krizi) yani piyasada 343453533 trilyon para olsa bile bu para bir yerlerde sıkışıyorsa veya insanların ciddi bir para kullanma talebi yoksa bunun bir anlamı olmuyor. Bunu finansal piyasalar açısından değerlendirirsek yine benzer bir durum geçerli basılan paralar birilere gelir olmuyorsa bunun yatırımlara yansıması da sınırlı oluyor. 2011'de piyasadaki para çok daha az ama ''Hareketli'' iken altın başka faktörlerin de etkisiyle (Arzındaki hareketlilik sınırlı olduğu için sabit değer olarak kullanmaya elverişli) 1.900 dolar/onsa kadar yükselmişti yani piyasalara çok daha fazla para akmıştı diyebiliriz. Şimdi çok daha fazla likidite çok daha hızlı şekilde piyasalara sürüldüğü halde benzer bir sonuç doğurmuyor ki bunun sebebi bahsettiğim paranın sirkülasyonunun miktarsal artışa paralel olarak yavaşlamasıdır bu sebeple bahsettiğim sirkülasyon sorununa çözüm üretilmediği veya amaçlanmadığı müddetçe merkez bankalarının para basması/bilanço artırmasının istenen sonucu doğurması çok olası olmayacaktır.

karşılıksız para basmak ne demek


9 Haziran 2020 Salı

Robinhood Uygulaması nedir

 Robinhood uygulaması uzun zamandan beri başarılı bir fintech, start-up olarak anılıyor. Uygulama kullanıcılarına komisyonsuz ve alt limitsiz şekilde hisse senedi alıp satmayı sağlıyor. Robinhood uygulaması özellikle yeni neslin dikkatini çeken kripto paralar gibi yatırım araçlarının da kolayca alınıp satılmasına aracılık ediyor ve bu konsept ile uygulama kullanıcılarına eşsiz bir tasarruf imkanı sunarken dolaylı gelirler (Altın üyelik vs.) ve tutulan sermayenin değerlendirilmesi ile uygulama ciddi bir piyasa değerine ve gelire sahip oldu.

 Yatırımcılık açısından başarılı bir örnek olan Robinhood uygulaması yatırım dünyası açısından ise son zamanlarda tuhaflıklarla beraber anılmaya başladı. Uygulamanın sağladığı kolaylıklar yatırım yapma konusunda çok da meyilli olmayan birçok insanı piyasalara çekti ama bahettiğim bu yatırımcı profili özellikle son zamanlarda çok tuhaf tercihlerle dikkat çekiyor. Aralık 2019'da uygulamayı kullanan kişi sayısı 10 milyonu aşmıştı ki bu rakam sadece iki yıl önce 2 milyondu. Uygulamayı kullananların yarısı ilk defa yatırım yapıyor ve uygulamayı kullananların medyan yaşı 30 ! Son rakamları bilmiyoruz ama haberlere göre pandemi sürecinde insanlar uygulamaya çok çok daha fazla rağbet göstermiş.

robin hood uygulaması
Robin hood uygulaması



Dün borsaların göstergesi olan S&P 500 endeksi 2020 yılı kayıplarını geri alırken NASDAQ tarihi rekorunu geliştirdi. Dünyada büyük bir  kriz yaşanıyorken borsaların rekor kırması tabii ki ironik ama 2008 sonrası başlayan tuhaflıklar silsilesinin devamı ve bakış açısına göre aslında ''Yeni Normal.''

30 Mayıs 2020 Cumartesi

Aktif rasyosu nedir

BDDK daha önce aldığı aktif rasyosu kararını güncelledi. Aktif rasyosu nedir sorusu için öncelikle alttaki makaleyi okuyabilirsiniz; bu ekleme güncelleme ile gelen yenilikler hakkındadır. Bugünkü karar ile BDDK bankaların daha önce alınan aktif rasyosu kararının etrafından dolanmasını engelledi. Alınan başlıca kararlara gelirsek;


  • Aktif Rasyosunu tutturamayan bankalara bir süre daha zaman tanındı.
  • Bankaların bazı işlemlerle daha önce alınan kararın etrafından dolanması engellendi. Üç Aydan kısa süreli krediler hesaplamada kredilere dahil edilemeyecek yani bazı müşterilere verilen kısa süreli krediler ile oran düzeltilemeyecek. 
  • Müşteri reposu veya kısa finansman reposuna artık muafiyet yok.
aktif rasyosu
  • Daha önce döviz mevduatı toplayan bankaların topladıkları mevduattan daha fazla kredi vermeleri gerekiyordu. (1'e 1.25) Yeni düzenleme ile bankalar topladıkları döviz mevduatı kadar döviz kredisine bir katsayısı uygulanacak yani verdiği döviz kredisi kadar döviz mevduatı toplayan bankalara ciddi bir iyileşme sağlandı ama topladığı döviz mevduatı döviz kredisinden daha fazla olan bankalar için ise şartlar daha da zorlaştırıldı. 
 Bankaların döviz mevduatı zaten tercih etmiyorlar; şu an yapabilecekleri şey dövizi cazibesini daha da azaltmak (Döviz mevduatı faizlerini düşürmek) ama döviz mevduatı sahiplerinin döviz eğilimlerinde faiz getirisinin etkisi zaten zayıf.

 Son haliyle hesaplama şu şekildedir.

aktif rasyosu nedir


29 Mayıs 2020 Cuma

Getiri eğrisi nedir

 Son günlerde FED yöneticileri sık sık FED'in de ''Getiri Eğrisi Kontrolü'' yöntemine başvurabileceğine dair açıklamalar yapıyorlar. Yakın zamanda FED'in de negatif faiz uygulamaya başlaması beklentisi fiyatlamalarda yer bulmuştu ama FED yöneticilerinden bu konuda gelen net mesajlar sonrası bu beklenti daha efektif olan getiri eğrisi kontrolüne döndü.


Getiri eğrisi nedir


 Borçlanma araçlarının vadeleri ile getirileri arasındaki ilişkiye getiri eğrisi veya verim eğrisi diyoruz. Normal şartlar altında zaman kavramının kendisi bir risk unsurudur ve yatırımcılar riskler arttıkça daha fazla getiri talep eder bu sebeple bir borçlanma enstrümanının getiri eğrisi normal şartlar altında vade uzadıkça artmalıdır fakat beklentilere göre ise bu eğri farklılık gösterebilmektedir. Örneğin Devlet tahvillerinden bahsediyorsak yatırımcıların bu tahvilleri alırken ilk başta enflasyonu tahmin etmeye çalışırlar ve ileride enflasyon yükseleceği veya düşmeyeceği beklentisi mevcutsa getiri eğrisi normal olur ama  enflasyon düşecek beklentisi var ise bu defa da normalin aksine kısa vadeli tahvillerin faizleri, uzun vadelilere oranla nispi olarak artması beklenir ve verim eğrisi tersine döner.


Getiri eğrisi nedir
Getiri eğrisi nedir



 Ekonomik kriz dönemleri çoğu ülkede enflasyon düştüğü için getiri eğrisinden kriz tahminleri de yapılabilmektedir. Getiri eğrisi de günün sonunda yatırımcıların tercihleri ile ortaya çıkan bir veridir ve her zaman rasyonel sonuçlar vermez ama örneğin 2 yıl ve 10 yıllık ABD tahvilleri arasındaki getiri farkının negatife düşmesi geçmişten günümüze kriz indikatörü olarak kabul edilmiştir ve her kriz öncesi bu tahvillerinin getiri farkı negatife düşmüştür.


28 Mayıs 2020 Perşembe

Hong Kong'ta neler oluyor

 Bir süredir her türlü olumsuz haberi ısrarla görmezden gelen piyasalar Hong Kong'taki gelişmelere artık tepkisiz kalamadılar. Bugün küresel piyasalarda ABD ile Çin'in Hong Kong için karşı karşıya gelmeleri sebebiyle risk iştahının zayıflamasına şahitlik ediyoruz.

 ABD, Hong Kong ile olan ilişkilerini çok uzun yıllardan beri Hong Kong'un özerk olması sebebiyle Çin'den ayrı tutuyordu, Hong Kong'a sağlanmış birçok imtiyaz mevcuttu fakat bu imtiyazlar Hong Kong'un özerk olmasına bağlanmıştı ki bunun resmiyette değil pratikte olması imtiyazların devamı için gereklilikti. Hong Kong'un statüsünün ne olduğuna karar verme ABD'de Dış İşleri Bakanlığı'nın sorumluluğundaydı ve ABD Dış İşleri Bakanı Pompeo dün yaptığı açıklamada Hong Kong'u artık özerk olarak tanımlayamayacaklarını ve Hong Kong'a tanınan imtiyazların sona erdirilmesi gerekebileceğini ifade etti. Kongre ise bu gelişme ile Çin'e yaptırımları gündeme soktu ki zaten Koronavirüs sebebiyle gergin olan Abd-Çin ilişkilerine yeni bir gerilim eklendi.


 Abd'nin Hong Kong'a yaptırım uygulaması Hong Kong'u daha da Çin'in kucağına itecekken aksi senaryoda ise Çin, Abd ve dünyadaki ulaşamadığı birçok askeri/sivil teknoloji ve ürüne  Hong Kong üzerinden ulaşmaya devam edecek. Çin'in meşhur teknoloji transferi veya hırsızlığı iddialarında Hong Kong uzun zamandan beri taşeron görevi görüyor. Politik olarak bakılınca ise mevcut durum her senaryoda Hong Kong insanının aleyhine iken Çin'in çıkarına görünüyor.


Hong Kong'ta neler oluyor



 Hong Kong'ta neler oluyor sorusunu Hong Kong ekonomisinden ayrı değerlendirmek zor. Hong Kong dünyada en fazla milyoner barındıran şehirlerden biridir yine dünyada kişi başı gelirin en fazla olduğu ülkelerden biri Hong Kong'tur. 

hong kong protestolar



Bütün dünyada gelişmiş ülkelerin ekonomik büyüme ivmesi son yıllarda zayıflarken Hong Kong kendi coğrafyasının gerisinde kalmış olsa da (Shenzen, Singapur vs.) halen yıllık %3,3 gibi önemli bir büyüme rakamına ulaşabilmektedir. Çin'in sürekli baskıları olsa da Hong Kong dünyadaki en serbest ekonomi ve iş yapmanın en kolay olduğu 3. yerdir.

hong kong protestoları


  Kağıt üzerinde Hong Kong son derece müreffeh olsa da realitede ise 18-30 yaş arası gençlerin %50'den fazlası ülkeden ayrılmayı umuyor; konutların yarısından fazlasının kirası ortala gelirin %70'ine denk geliyor ve bu kadar yüksek kiraların olduğu bir ülkede doğal olarak her türlü ürün de fahiş fiyatlara satılıyor. Abd'de ortalama konut fiyatları ortalama gelire sahip vatandaşın 4.5 yıllık gelirine denk iken Hong Kong'ta bu rakam 21'e yakın ve bu evlerde pencere bile lüks olabiliyor. Bir arabalık otoparkın yaklaşık 650 bin dolara satıldığı bir ülkeden bahsediyoruz ve bu inşaat/konut anomalisi dünyanın sayılı zengin toplumundan biri olan Hong Kong insanının yoksunlukla karşı karşıya kalmasına sebep oluyor ki aslında politik, ekonomik her türlü sorunun temelinde de bu konut anomalisi var.

27 Mayıs 2020 Çarşamba

2020 Ekonomik krizi

Giriş notu: Bu paylaşımda 2020 ekonomik kriz senaryolar ile doğrudan veya dolaylı olan makaleler bulunmaktadır ve makaleler genelde küresel ekonomi ile alakalıdır. 



2020 ekonomik krizi



  Yatırımcıların ruh halinde ciddi bir değişime şahitlik ediyoruz. Altın düşüyor; borsalar yükseliyor ki neredeyse kriz öncesi seviyelere yaklaştılar; krizlerin doğal sonucu dolara yönelimdir(Yükümlülükler) ve dolar da en azından bir miktar geriliyor/geriledi. Reel ekonomilerden gelen normalleşme haberleri yatırımcıların risk iştahını ciddi şekilde artırdı ama ''Normalleşme'' konusuna girmeden ne kadar normaldik sorusuna cevap vermek faydalı olabilir.

 2020 ekonomik krizi gündemimize girmeden önce 2008 krizi tarihin en büyüğü olmasa da en büyük riski ortaya koyan kriz olarak anılıyordu ve 2008 sonrası da defalarca normalleşme ekonomi gündeminde yer buldu fakat makul bir normalleşmeye bugüne kadar hiç şahit olamadık. Daha önce birçok yazıda dile getirmiştim ama tekrar etmekte fayda var; Avrupa'da 2008 sonrası başlayan destekler hiç sonlandırılamadı, 2020 öncesi de Avrupa'da faizler negatifti ve sürekli olarak devam eden bir teşvik (Varlık alımları) mevcuttu. Japonya'da benzer bir hikaye çok daha uzun süre önce başlamıştı. Çin'de 2008'den beri teşvikler artarken ekonomik büyüme ivmesi durdurulamaz şekilde zayıflıyor; sadece Amerika'da diğer ülkelere kıyasla bir miktar normalleşme söz konusu oldu fakat bu da nispi bir durum Abd'de kendi normallerine hiçbir zaman dönemedi. Alttaki resimde gördüğünüz gibi 2008 sonrası başlayan teşvikler zaman zaman gördüğümüz farklı söylemlerin aksine hiçbir zaman sona erdirilememişti. Dünya ekonomisinin büyüklüğü 80-85 trilyon dolar iken (Kurumlara göre değişiklik gösteriyor.) Abd-Avrupa(İngiltere dahil)-Japonya- Çin ekonomilerin toplam büyüklüğü yaklaşık 70 trilyon dolar yani geriye kalan dünya zaten küresel ekonomide çok sınırlı pay sahibidir ve bahsettiğim gibi bu ülkelerin hepsi henüz 2008'in travmasını atlatamadan 2020 ekonomik krizi ile yüzleştiler.(Abd'e ayrıca değineceğim.)

2020 ekonomik krizi
2008 sonrası merkez bankalarının bilanço büyüklüğü 20 trilyon dolara yükseldi.